10 AĞUSTOS GERİLİMİ: ÇERÇEVE YASA KABUL EDİLDİ, TARİH TARTIŞMASI BÜYÜYOR!
TBMM'de kabul edilen Milli Dayanışma Yasası, Serv'in 106. Yıldönümüne denk gelirken, İYİ Parti lideri Dervişoğlu sert tepki gösterdi: "Siz Sevr'e imza atıyorsunuz."
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, “Terörsüz Türkiye” sürecinin hukuki zeminini oluşturan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ni (Çerçeve Yasa) dün gece saatlerinde kabul etti. Ancak yasanın görüşme ve kabul tarihinin 10 Ağustos 2026 olması, Meclis kürsüsündeki sıcak tartışmaları gölgede bırakarak ülke gündemini sarstı.
Bu tarih, Türk milletinin hafızasında derin bir travma olarak yer eden Sevr Antlaşması'nın imzalandığı gün olan 10 Ağustos 1920'nin tam 106. yıl dönümüne denk geliyor.
SEVR'İN GÖLGESİNDE BİR OTURUM
Sevr Antlaşması, Birinci Dünya Savaşı sonrasında Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında 10 Ağustos 1920'de imzalanmış; Anadolu'nun paylaşımını ve egemenlik haklarının kısıtlanmasını öngören ağır hükümler içermişti. TBMM ve Millî Mücadele tarafından tanınmayan bu antlaşma hiçbir zaman yürürlüğe girmemiş olsa da, tarihsel sembolizmiyle her dönem siyasetin tartışmalı referans noktalarından biri oldu.
Aradan geçen 106 yılın ardından, aynı takvim yaprağında Türkiye Cumhuriyeti’nin egemen iradesiyle bir iç hukuk düzenlemesinin kabul edilmesi, "Tesadüf mü, yoksa bilinçli bir tercih mi?" sorusunu beraberinde getirdi.
DERVİŞOĞLU'NDAN SERT TEPKİ: "SEVR'E İMZA ATIYORSUNUZ"
Tartışmanın fitilini ateşleyen isim, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu oldu. Dün Meclis kürsüsünde yaptığı konuşmada, yasanın olağan yasama takviminin dışına çıkılarak bu tarihe yetiştirilmesini sert sözlerle eleştiren Dervişoğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Meclis'i tatil gününde çalıştırarak bu yasayı 10 Ağustos'a yetiştirme ısrarınızın kaynağı nedir? Sevr'in yıl dönümüne bu denli özen göstermeniz tesadüf olamaz. Bu metinle milletin egemenliğini ipotek altına alıyorsunuz. Tarihe not düşüyorum; siz Sevr'e imza atıyorsunuz. "
Dervişoğlu daha önceki açıklamalarında da Çerçeve Yasa’yı "ulusal iradeye vurulmuş bir pranga" olarak nitelendirmiş ve düzenlemeye şiddetle karşı çıkmıştı.
HUKUKEN BAĞ YOK, SİYASEN TARTIŞMA VAR
Peki, Çerçeve Yasa ile Sevr Antlaşması arasında hukuken bir bağlantı bulunuyor mu?
Uzmanlara göre bu sorunun cevabı kesin bir "Hayır". Sevr, uluslararası bir savaş sonrası antlaşmasıyken; Çerçeve Yasa, TBMM’nin kendi iç hukukunda kabul ettiği, ulusal egemenlik çerçevesinde hazırlanmış bir yasadır. İki metnin hukuki mahiyeti, bağlayıcılığı ve taraf unsurları tamamen farklıdır.
Ancak siyaset bilimciler, tarihsel sembolizmin hukuktan daha güçlü bir etki yarattığına dikkat çekiyor. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden Doç. Dr. Mehmet Tunç, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu yorumu yaptı:
"Hukuken bir devamlılık söz konusu değil. Ama Türkiye gibi tarih bilincinin yoğun olduğu bir ülkede, yasa çıkarmak için 10 Ağustos'un seçilmesi, ister tesadüf olsun ister olmasın, algıyı yönetme hatasıdır. Siyasi irade, bu tarihin taşıdığı ağırlığı hesap etmek zorundaydı."
İKTİDAR KANADINDAN İLK SESSİZLİK
Dün gece geç saatlere kadar süren oylama sonrasında, iktidar kanadından tarih eleştirilerine yönelik henüz kapsamlı bir yanıt gelmedi. AK Parti Grup Başkanı, görüşmeler sırasında yaptığı konuşmada, yasanın "Türkiye Yüzyılı" vizyonu çerçevesinde hayata geçirildiğini ve terörle mücadelede yeni bir dönüm noktası olduğunu belirtti ancak 10 Ağustos tercihine dair doğrudan bir açıklama yapmadı.
Muhalefet kanadında ise tarih çakışması, yasanın içeriğinden bağımsız olarak demokratik eleştirinin ana eksenine oturdu.
106 YIL SONRA AYNI TARİH: SİYASİ HAFIZANIN SINAVI
10 Ağustos 1920’de Osmanlı, payitahtında ağır şartlar altında kalemi oynatırken; 10 Ağustos 2026’da Türkiye Cumhuriyeti’nin parlamentosu, geleceğe dönük bir iç güvenlik yasasını onayladı. İki tablo arasındaki tarihsel ve hukuki uçuruma rağmen, aynı günün seçilmesi, kamuoyunda iki keskin görüşü beraberinde getirdi:
1. Tesadüf Tezi: Meclis’in yoğun mesaisi ve yasama takviminin doğal akışı nedeniyle tarih bu şekilde denk geldi.
2. Siyasi Tercih Tezi: 10 Ağustos’un Türk siyasi hafızasındaki yeri bilinerek, bu tarih sembolik bir mesaj olarak kasten seçildi.

SON SÖZ
Bugün itibarıyla Çerçeve Yasa, Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere Cumhurbaşkanlığı’na gönderildi. Ancak yasanın içeriğinden çok, üzerinde yazılı olan tarih, önümüzdeki günlerde TBMM gündemini ve sokak tartışmalarını meşgul etmeye aday.
Tarihsel bir tesadüf mü yoksa siyasi bir manifesto mu?
Bu sorunun cevabı, ancak yetkili ağızlardan gelecek net bir açıklamayla ya da ilerleyen günlerde ortaya çıkacak yeni belgelerle netleşecek.
Ancak şu an için kesin olan tek şey var:
10 Ağustos, bir daha asla sıradan bir takvim yaprağı olarak hatırlanmayacak.